Giriş Yukarı Görüş İçindekiler Ara

 
 

 

 

 

 

 

GELİŞEN   TEKNİK        GELİŞEN   KALİTE

 

 

ELEKTRONİK KİREÇ VE PAS KORUMASI
"ELEKTRONİK SU YUMUŞATICISI"

 

 

 

 

CALCTRON

turba

tron

KİRECİN ZARARLARINDAN KORUR,
FAYDALARINDAN YARARLANDIRIR...

 

Yeryüzünün hayat kaynağı su

 

 

Yeryüzünün dağılımı

 

 

Suyun yeryüzündeki dağılımı

 

 

Su tekniği ile ilgili tanımlamalar ve açıklamaları

 

Serbest karbon asidi: Serbest karbon asidinden anlaşılan; suyun içerisinde çözülmüş haldeki karbondioksit (CO2) dir. Aslında karbon asidinin (H2CO3) oluşumunda bunun ancak yaklaşık %1’i su ile reaksiyona girer. Denge nedenleri ile kalsiyum karbonatın varlığının yanında bir miktarda serbest karbon asidi gereklidir. Bu miktar gerekli olan serbest karbon asididir. Bir çok kere suda gerekli serbest karbon asidi olarak daha fazla karbondioksit bulunmaktadır. Bu miktar kullanılmamış fazlalık serbest karbon asididir. Serbest karbon asidinin tamamı metaller için zararlıdır. Oldukça fazla olan serbest karbon asidinin varlığı demir borularda büyük miktarda paslanmalara yol açabilir.

 

 Klorürler, Sodyum, Potasyum ve Sülfatlar: Bunlar her tabii suyun içinde bulunmaktadırlar. Her hangi bir su bileşiminde 100 mg/L nin üzerinde bulunan klorür miktarı hemen  paslanmayı hızlandıran etki gösterir.

 

 Nitratlar (NO3) ve Nitritler (NO2): İyi bir suda bunlar çok düşük miktarlarda bulunurlar. 50 mg/L’nin üzerinde nitrat bulunması  özellikle küçük çocukların sağlığı için zararlıdır.

 

 Demir ve Mangan: TSE 266’ya göre en fazla 0,2 mg/L demir ve 0,5 mg/L mangan suyun içerisinde bulunmalıdır.  Aksi durumda daha yüksek değerlerde suda renklenmeler, bulanıklıklar ve hoş olmayan tatlar oluşur. Mangan iskelet yapısı ve gelişme için  önemlidir.

 

 Demir, Çinko ve Bakır: Bunlar insan vücudu için önemli kalıcı elementlerdir. Demir kan renginin (hemoglobin) bir parçasıdır ve vücutta oksijenin dolaşımı için önemlidir. Çinko bir çok hayati önemli hücrelerin oluşumunu etkiler ve 70’in üzerinde enzimin çok önemli yapı taşıdır. Bakır birçok enzimin parçası olup, hücre solunumu için önemlidir. Su içerisinde bulunan demir, bakır, çinko ve diğer kalıcı elementlerde hayati önemli olup, fakat bunların su sistemlerinde etkin olmaları paslanmayı daha da kolaylaştırmaktadır.

 

 Silikatlar: Bunlar tabii sularda bulunmakta olup,  kıkırdakların ve katılgan dokuların gelişiminde önemlidir. Silikatların bulunması, suyun etkinliğini ve bununla da  borulardaki paslanmayı azaltır.

 

 Fosfatlar: Bunlar tabii sularda yok denecek kadar azdır. Fosfatlar büyük oranda suya kimyasal maddeler (yıkama,  temizleme  ve benzeri maddeler) ile karışarak alglerin oluşmasına ve bunun sonucu olarak ta denizlerin akarsuların biyolojik olarak yok olmalarına neden olurlar.

 

 Karbonat sertliği (KH): Karbonat sertliğinden anlaşılan, sertliği oluşturan maddelerin miktarıdır ki; bunlar bikarbonat ve karbonat olarak bulunurlar. Isının artması ile çözülmesi zor olan çökeltiler (kazan taşı) oluşturur.

 

 Olmayan karbonat sertliği (NHK): Olmayan karbonat sertliğinden  anlaşılan, bikarbonat ve karbonat dışındaki sertliği oluşturan maddelerin miktarıdır ki; bunlar sülfat klorür ve benzeri maddeler olarak bulunurlar. Toplam sertlik ile karbonat sertliği arasındaki fark olmayan karbonat sertliğini verir. Bunlar çözülmesi daha az zor olan çökeltilerdir.

 

 Su sertliği (Toplam sertlik GH): Toplam sertlikten anlaşılan, eriyik halindeki toprak alkali tuzların miktarı ki; özellikle kalsiyum ve magnezyum miktarlarıdır. Toplam sertlik karbonat sertliği ile olmayan karbonat sertliğinin toplamıdır. GH = KH + KKH

 

 pH – değeri: pH – değeri hidrojen iyonlarının  1 litre sudaki efektif miktarıdır. Sudaki asit miktarı ne kadar çok olursa pH – değeri de o kadar az olur. Tersi olarak ta alkali miktarı arttıkça pH – değeri de artar. Tabii suyun pH – değeri 7 dir.

 

Suyun sertliği

 

Yumuşak su

Orta sert su

Sert su

Çok sert su

0  -   7  odH

:  8  - 12  odH

:  13 - 20 odH

:  21...      odH

 

 

 

 

 

 

 

 

Alman sertlik derecesi (odH)

 1 odH  =  beher litre sudaki 10 mg  CaO3 (Kalsiyumkarbonat)

 

Su ne kadar çok sert olursa,  kireçlenme oranı da o kadar büyük olur.

Su ne kadar yumuşak olursa,  paslanma tehlikesi de o kadar büyük olur.

 

DİKKAT !

CALCTRON suyun sertlik derecesini hiçbir şekilde değiştirmez.

Suyun içerisindeki kireç oranı manyetik işlemden öncesi ve sonrası aynıdır.-

 

----Fakat kireç suda kristalleşmiş olarak serbest halde yüzer ve daha iyi bir

çözelti gücüne sahiptir.

 

 

SERT SU :  Ca +   (HCO3)22       CALSİT  =  CaCO3   olarak  tabaka  oluşturur.

 

YUMUŞAK + ETKİN SU :  Tesisat  boruları ve bağlantı elemanları oksitlenir,                                                       zamanla   paslanarak   aşınma   ve   delinmelerin

                                                      başlamasına neden olur.

 

İçme suyunun sınır değerleri

 

 

Parametre

 

 

WHO Sınır değeri

 

 

AB Uygulama değeri

 

 

TSE 266

 

 pH değeri

  –

 6,5 – 8,5

 6,5 – 9,2

 Oksijen

 > 5 mg/L

 Doyma değeri  > %75

 > 3,5 mg/L

 Buharlaşma artığı

 –

< 1500 mg/L 180°C’de

 

 İletkenlik

 –

400 mS/cm 20°C’de

2000 mS/cm 25°

 KmnO4 h

  –

 2 – 5 mg/L O2

 

 Alüminyum

  –  

 0,05 – 0,2 mg/L

 0,2 mg/L

 Amonyak

 0,05 mg/L

 0,05 – 0,5 mg/L

 0,05 mg/L

 Kadmiyum

 0,01 mg/L

 < 0,005 mg/L

 0 mg/L

 Klor

200 mg/L

25 mg/L

 400 mg/L

 Demir

 0,1 mg/L

 0,05 – 0,2 mg/L

 0,2 mg/L

 Flor

 1,5 mg/L

 < 1,5 mg/L

 1,5 mg/L

 Bakır

 0,05 mg/L

 0,1 mg/L

 1,5 mg/L

 Nitrat

 50 mg/L

 25 – 50 mg/L

 45 mg/L

 Nitrit

  –

 < 0,1 mg/L

 < 0,1 mg/L

 Phenole

 < mg/L

 < 0,5 mg/L

 < 20 mg/L

 Fosfat

  –

 0,4 mg/L

 

 Sülfat

  –

 25 – 250 mg/L

 400 mg/L

 Çinko

 5,0 mg/L

 0,1 mg/L

 5,0 mg/L

      

Suyun içerisinde bulunan mineraller tüm organizmalar için hayati önemlidir.  Bu nedenle bu mineraller suyun içerisinde kalmalıdırlar.

 

En iyi dengeleyici doğanın kendisidir. En büyük bozulma faktörü ise,  insanlardır.

 

Bu nedenler ile geçerli olan  tek kural: Olabildiği kadar suyun bileşimini ve kalitesini değiştirebilecek olan her şeyden kesinlikle  uzak  durmaktır.

 

Doğadaki kirecin su ile çözülmesi

 

Suyun bir bölümü yağmur ve sızıntı olarak toprak üzerinde akarken, suyun içerisinde çözülmüş halde bulunan karbondioksit karbon asidine dönüşür ve aynı şekilde suyun içerisinde çözelti halinde kalır.  Karbon asidinin oranı karbon dioksitin  oranı  ile  orantılıdır.

 

 

H2O                               +           CO2          =                                                         H2CO3

Su                                  Karbondioksit                                                           Karbon asidi

 

 

içerisinde karbon asidi oluşan su, kireçli taşların üzerinden akarken suyun içerisindeki karbon asidi kalsiyum ve magnezyum kireç taşını çözer ve bikarbonata dönüştürerek suyun içerisinde çözülür (çözülmüş kireç).

 

 

          CaCO3                +       H2CO3         =                                              Ca(HCO3)2

Kalsiyum kireç taşı         Karbon asidi                                             Kalsiyum bikarbonat

 

 

             MgCO3            +      H2CO3          =                                            Mg(HCO3)2 Magnezyum kireç taşı   Karbon asidi                                                  Magnezyum bikarbonat

 

 

Bu bikarbonatlar suda çözülebilecek, gözle görülemeyecek ve suyun içerisinde yalıtılmış şekildedirler. Bunlar suyun iletkenliğini oluştururlar.

 

 

        Ca(HCO3)2                                          =                    Ca2+     +            2 HCO31-

Kalsiyum bikarbonat                                                  Kalsiyum2+ ve Karbonat1- iyonları

 (kimyasal görünüm)                                                                       (çözülmüş)

 

 

          Mg(HCO3)2                                      =                    Mg        +             2 HCO31-Magnezyum bikarbonat                                        Magnezyum2+ ve Karbonat1- iyonları

    (kimyasal görünüm)                                                                 (çözülmüş)

 

 

 Sudan ve içerisinde çözülmüş karbondioksitten karbon asidi oluşur.

Karbon asidi de kireçli taşlardaki kireci çözerek suyun  içerisine karışmasını  sağlar.

 

Boru sistemlerindeki oluşumlar

 

Suyun içerisinde bulunan bikarbonatlar (çözülmüş kireç) borunun içerisine ulaştığında belli koşullar altında kabuklaşmalar oluşur. Bununla artan kireçlenme nedeni ile borunun iç çap boşluğu o kadar daralır ki; yeterli su basıncını sağlamak için gerekli olan maksimum su akış miktarına yeterli gelmez.

 

Isıtıcılardaki kireçlenme sıcaklığın suya aktarılmasında ısı tıkanıklığına ve bu şekilde de ısıtıcıların bozulmalarına neden olur.

 

Isıtıcıların ve ısı dönüştürücülerinin kireçlenmeleri kireç tabakası ile bir yalıtım oluşturarak ısıtmanın verimini  %30 ‘a kadar azaltarak daha fazla enerji harcanmasına neden olurlar.

 

Kireçlenme

 

Buradaki kimyasal işlem,  doğada su ile kireç çözülmesinin pratik olarak tam tersidir. Çünkü suda çözülmüş olan bikarbonat molekülleri çok stabil değildirler ve tekrar kireç taşı (karbonat), su ve karbondioksit halinde parçalanmak için isteklidirler. Reaksiyon sıcaklığının (60 °C üzeri) artması ile daha da uygun hale gelir. Bu parçalanma çok azda olsa soğuk suda da fakat özellikle sıcak suda oluşur.

 

Kireç taşı nerede parçalanmışsa, orada kristalleşerek bikarbonat haline dönüşüp, yüzeye yapışır. Bu etki ısı altında özellikle güçlü olur. Bundan da ısıtıcılar, ısı dönüştürücüler ve tüm tesisat özellikle etkilenir. Bu kireçlenme kazanlarda da kireç taşının oluşmasına neden olur.

Karbonatlar (kireç taşları), suda erimesi zor olan sert kristal tabakaları oluştururlar Bu nedenle karbonatlar iyon formunda bulunmayıp, özellikle kabuklaşma oluştururlar.

 

Bikarbonatların karbonata dönüşmesinde iyonların azalması aynı zamanda suyun iletkenliğinin de azalmasına neden olur. Bu etkinin tüm ayrıntıları ölçme tekniği ile saptanabilir. Doğrusu; iletkenlik değişimi çok az olduğunda, suda diğer maddeler, iyonlar oluşur ve bunun yanında kalk iyonlarının yüzde olarak miktarı çok düşük kalır.

 

 

        Ca(HCO3)2                                         =               CaCO3    +    H2O   +       CO2

Kalsiyum bikarbonat                                                Kalsiyum          Su      Karbondioksit

                                                                                    kireç taşı                                                                                

      

           Mg(HCO3)2                                     =              MgCO3    +    H2O   +         CO2 Magnezyum bikarbonat                                       Magnezyum        Su      Karbondioksit

                                                                                   kireç taşı

 

 

Bundan oluşan su ve karbondioksitin yanında tekrar, oluşmuş olan kireçlenmelerde reaksiyona girebilecek biraz da karbon asidi oluşur ve bunun sonucu olarak ta sudaki tabii kireç eriyiği tekrar çözülmüş bikarbonat oluşturur.

 

Fakat bu bikarbonatlar daha sonra yukarıda belirtilmiş formüle göre parçalanırlar ve yeniden kireç taşı oluştururlar.

 

Bu işlem çözülmüş ve çözülmemiş kireç arasında ki denge oluşana kadar kireç ve karbon asidi miktarlarına göre tekrarlanarak devam eder. Bu nedenle oluşan kireçlenmenin derecesi suyun sertliğine ve çevre koşullarına göre farklılık gösterir.

 

Fakat bilinmelidir ki; bu şekilde oluşmuş olan kireçlenmeler sökülemeyip, özellikle suyun devamlı akması ile gelen taze bikarbonatlar ile kireçlenmeler devam ederek bir tabaka oluşturur.

 

 

 Suda çözülmüş olan kireç boru sistemlerinde kireç taşı oluştururlar. Bu işlem sıcaklık ile fazlalaşarak özellikle ısıtıcıları, kalorifer ve kazanları önemli ölçüde etkiler. Bu kireçlenmeler sitemde hasarlara yol açtığı gibi enerji harcamalarını da fazlalaştırır.

 

Paslanma

 

Kireçlenmenin yanında su tesisatı sistemlerinde daha başka sorunlarda vardır. Tüm metal malzemelerin oksijenin etkilemesi ile korozyona eğilimleri vardır. Bu oksitlenme işlemi demir borularda pas ve bakır borularda da patina  olarak adlandırılırlar. Her iki durumda da boru sistemi  ile su arasında  sürekli olarak borunun et kalınlığını azaltan ve delinmeye kadar giden bir kimyasal reaksiyon oluşur.

  

 Demir boru:

 

  2 Fe            +     3 H2O                                                               Fe2O3     +      3 H2

Demir                      Su                                                             Demir oksit

 

 

Bu demir oksit bu formda suda stabil değildir ve bu nedenle bunu teorik olarak ara işlem olarak görmek gerekir. Bu reaksiyon karışıklığında da pas oluşur.

 

 

     Fe2O3     +       H2O                                                                              2 FeO(OH)

Demir oksit         Su                                                                                  Demir pası

 

 

 Bakır boru:

 

 2 Cu             +          O2                                                                                   2 CuO

Bakır                   Oksijen                                                                          Bakır oksit

 

 

 

     2 CuO     +       CO3                                                                             Cu2O(CO3)

Bakır oksit   Karbondioksit                                                                   Bakır patina

 

 

 Sudaki kireç miktarı azaldıkça  korozyon işlemi de daha çok yoğunlaşır. Bu durum sertlik derecesi 2° dH (Alman sertlik derecesi) ‘nin altında  ve aynı zamanda  iyon değiştiricisi ile tam olarak tuzu giderilmiş  suda da söz konusudur.

 

Bu şartlar altında borunun içerisinde bir koruyucu tabakanın oluşturulması engellenmiş  olur.

 

 Kireci olmayan su özellikle çok etkin haldedir.

 

 

 Metal borularda su ve oksijen nedeni ile  örneğin pas ve patina olarak korozyon oluşur. Bu korozyon borunun içini kaplayarak hasarlara neden olur.

 

Sudaki sorunlar

 

Suyun  kullanıldığı  tüm  alanlarda,  boru   tesisatlarının  ve  cihazların   kireçlenmesi ve paslanması büyük sorunlar yaratmaktadır.

 

Bu sorunlar...   

binlerce  sanayi tesisini,  iş yerini,  konutu ve  milyonlarca  insanı  ilgilendirmektedir.

 

· Tesisat borularının, bağlantı elemanlarının ve cihazların  kireçlenerek  tıkanmas  veya

     paslanma sonucu aşınıp kırılması,

· Duş  ve  armatürlerin  tıkanması,

· Pahalı   temizlik   maddelerinin,    tuzların    ve    yumuşatıcıların    çok    kullanılması,

· Armatürlerin, makinelerin, cihazların, lavabo, küvet ve  seramiklerin  temizlenmesinin

     çok yorucu olması,

· Su ile ilgili elektrikli cihazların ve aksamlarının kireçlenme  nedeni ile ömürlerinin  kısa

     olması,

· Daha  fazla  enerji harcanması  (